29 Eylül 2010 Çarşamba

Kayyum

İşte Eylül ve yüreklerde yarattığı derin sancılar ve acılar....
Ayrılıklar, özlemler, hüzünler ve yaprak dökümü.
Gerçek sahibini kaybetmiş, kendini idare edemeyecek duruma gelen kalplere de,
acaba devlet bir Kayyum atayabilir mi?

Bir yaprak gibi savrulan yüreklere, nerede olduğunu bilmeyen,
algısını yitirmiş insanların her birine bir Kayyum gerekmez mi?

Devlet bu konuya da el atmalı ve her yüreğe bir kayyum atamalı.
Hatta bununla ilgili meclise bir teklifte bulunulmalı, bunu devlet gündemine almalı, bununla alakalı bakanlık açılmalı. Harıl harıl çalışmalı insanlar, düşünmeli, çare aramalı, çözüm bulmalı. Adı ise şu olmalı: “Kayyuma Devredilen Aşklar Bakanlığı”
Ömer Terzi

Icim.Ay.Misir

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi, Ay’ın cazibesinin etkisindedir?
Bu yüzden mi içimiz gel git halindedir?
Nazan Bekiroglu

26 Eylül 2010 Pazar

Disaridakiler



Sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye.
Bıktım ardımda yarım kalmış hikayeler taşımaktan.
Çünkü bizzat ben, yarım kalmış bir niyetim.
Anlamlarını bilmeden sevdiğimiz şarkılar var ya.
İşte biz böyleyiz.
Sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz.
Hayat, sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer...
Yeditepe Istanbul-Yusuf

22 Eylül 2010 Çarşamba

Yesil Kapi



Bu dünya bir kuyu, havasız çömlek,
Daralıyorum!
Kelime, manayı boğan bir gömlek,
Paralıyorum!
Allah ismi varken lûgat ne demek,
Karalıyorum!
Kapımı, buyursun diye o Melek,
Aralıyorum!
Necip Fazıl Kısakürek

20 Eylül 2010 Pazartesi

Bulutlar ucar gider, domatesler cürür.

Sol kulagim yaniyor.
Annem seni biri aniyor diyor.
Beni kim anar ki?
Tozlu bir kitap aldim kütüphaneden.
Turuncu post-it li sayfayi actim.
Basligin yanina bir kalp ve bir yildiz cizmisim.
Ezberledigim bir ask hikayesi.
Dört sene önce yazilmis.
Yasanmisligi 25 sene vardir belkide.
Iclal Aydin yazmis.
Kitabi okuyanlara „o hikayeyi bir kez daha oku“ dedigim bir hikaye.
Gözden bir damla düsmezse olmaz.
Düser mutlaka tüm dinlenmis ask hikeyelerine tüm annaannemin sokaginin kösesinde sevdikleriyle bakisip kavusamayanlara.
Bana hep sen kücüksün derlerdi.
Balkondan izlerdim onlari.
Onlarin hikayelerini cocuk kalbimle izledim.
Simdiki kalbim ise Tülay abla ve Erhan agabeyin hikayesine hickira hickira aglaya bilir.
Biliyorum belkide böyle seye aglanmamali.
Ne zaman bu satirlari okusam anneannemin balkonu gelir aklima.
Sokkagin kösesi gelir gözlerimin önüne.
Sonra bana kücük diyen Nermin, Rukiye, Rakibe, Erhan, Ersin gelir aklima.
Onlara noldu diye sorarim?
Artik kimse yok o sokakta.Anneannemin yasitlarindan baska.

Ask.Mahrem.Med-Cezir.

Iyinin ve kötünün ötesine gecmek mümkün!
Bir yer daha var: Tüm sifatlarin manasini yitirigi baska bir boyut!

Atesi yakindan görebilmek icin kendini feda edermis pervane.

Yazmak bir firarperestlikti özünde ama disari degil, iceri kaciyordum. Kendime...

Elif Safak

19 Eylül 2010 Pazar

Pembe tokali kiz

Ne çok günah işledim ben mendilime,
Herşeye hakim oldum olamadım kalbime...
Ibrahim Tenekeci

Kosarken Durmak

Gitmek, yenilmek değil.
Kazanmak da.
Gitmek, gitmektir işte.
Hepsi bu...
Cem Adrian

Uyu-ma

Yarını düşlüyoruz ve yarın gelmiyor.
Gerçekten istemediğimiz zaferler düşlüyoruz.
Yeni gün çoktan geldiği haldeYeni bir gün düşlüyoruz.
Yapılması gereken savaşlardan kaçıyoruz. Ve hala uyuyoruz.
Ve hala uyuyoruz.
Ve hala dua ediyoruz.
Ve hala korkuyoruz...
N. H. Kleinbaum

16 Eylül 2010 Perşembe

Bir cocuk sallanirken

Simdi yapraklar yesil´den sariya dönerken aslinda söyleyecek pek sözüm yok.
Hani olur ya bazen sirf karsi tarafi dinlemek istersin, iste öyle bi hal icersindeyim.
Zira bu ara dinlemekten baska birsey yapmiyorum.
Ailemi.
Arkadaslarimi.
Hic tanimadigim insanlari.
Yüzünü görmediklerimi.
Okudugum yazarlari.
Ve beyaz duvarlari.
Dinliyorum.
Yagmur yagiyor.
Rüzgar esiyor.
Ortalik duruluyor.
Eylül, eylül iste.
Yolcu olanlar gidiyor.
Yapraklar sarariyor.
Radyo´da bu sarki caliyor

9 Eylül 2010 Perşembe

Sahne.Oyun.Alkis

O'nsuz yaşamayı düşünemediğin birisine, nasıl veda edebilirsin?
Hoşçakal demedim.
Hiçbir şey demedim.
Sadece yürüyüp gittim.
O gecenin sonunda, karşıdan karşıya geçmek için, en uzun yolu seçtim.
My Blueberry Nights

Allah gözden ve gönülden düsürmesin



Bir insan gözümüzden düşmekle gönlümüzden de düşmüyor...
Resat Nuri Güntekin

Pencere önü cicekleri

Bir insanı sevmek mümkün mu sence?
İyi tanımadığınız biri ise belki. Ben insanlari pencereden seyretmeyi severim...
Charles Bukowski

Sükun

Ayni masa`da oturuyoruz günlerdir.
Karsimda aylar önce aldigim mavi kitap,
onun yaninda bitmesine bir kac sayfa kalan pembe kitap.
Sagimda beyaz bir zarf üzerin´de "3-5 satir birsey..." yazan.
Solumda pembe güllü bos defter, anneme anneler günü icin aldigimin aynisindan bana dogum günü hediyesi olarak gelen.
Tabak`larda Rabbimin, Hz. Adem´e ögrettigi kelimeler.
Bardak`larda Hz. Adem`den duyduklarimiz.
Biz susuyoruz.
Yanmiyoruz.
Sön(dür)dük.
Susuyoruz.

8 Eylül 2010 Çarşamba

H`iclenmeler



Sıradışı olmak için, illa sırayı bozmak gerekmez.
Lütfen sıraya giriniz.
Ama mevsimler gibi.
...

İbrahim Tenekeci

7 Eylül 2010 Salı

Sessizce...

Sessizce geceler kalkmali,
sessizce günahlarimiz icin agitlar yakmali,
sessizce secdelere varmali,
sessizce gökteki aya bakmali,
sessizce yitirilmis zamanlari aramaya koyulmali ve özel amanlara O´nun mührünü vurup yitik zamanlara karsin mühürlenmis zamanlari bulmali.

Mustafa Ulusoy

Mektup

Sevgili Dört Eylül,

suan nasil oldugmu sorsan al al mor mor`um, gözlerim dolu dolu.
Yüregimde bir ses “Sende sevildigin kadar seve bilirmisin ki?” diye fisildiyor.
Cevabini vermeye utaniyorum.
Ben sevildigim kadar sevememekten korkuyorum.
Simarmaktan.
Sevemekten.
Kirmaktan.

Simdi bir cok sevdigime sarilasim var, hic bir söz söylemek istemiyorum.
Bana sadece mendil uzatsinlar istiyorum.
Sükrediyorum, zerrelerimce ama yine yetmiyor.
Sükürlerim bile az bu gün.
Ve ben her birni Yaradan´dan ötürü seviyorum.
Olurda nefessiz kalirsam, bu söz gelsin o an aklima.

Eğer dua için temiz bir nefesin yoksa, temiz gönüllü bir dost bul da ondan dua iste..!
Hz. Mevlana
Allahim demek istiyorum...
Sonrasinda sesim kisiliyor.


Nergis

3 Eylül 2010 Cuma

Bulutlar.




Hani insan bazen ne ileri ne geri, tek bir adım atamaz ya.
Birini yanında tutmayı bilemez ama onun yokluğunu da istemez.
Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için de mücadele etmez.
Bağlanmaya cesaret edemez ama azat da etmez o'nu.
Ne sevilmekten vazgeçer,ne sevmeyi bilir.
Hani çok sonra zaman geçer savrulurlar ya,
o zaman dökülür dudaklardan,İtiraf edercesine:
Ne gözümü alabildim.
Ne göze alabildim...

Can Dündar

2 Eylül 2010 Perşembe

Yazi özlerim iste...

Simdi yaz aniden bitti ya, iste ben onu özlerim.
Bu cocuklardan ücünüde sever ama birine asik olurum.
Yesil´den vazgecebilirim.
Sari´yi severim.
Ruhum daralirsa dualar fisildarim.
Mustafa Ulusoyù tanimak isterim.
Okunacak kitaplar listesi yaparim.
Gidilecek yerler listesine bakarim.
Sevdigim insanlari özlerim.
Sarkilar tutarim kendi kendime.
Sözler secerim sana, bana ve hepimize.
Sonra...
Eylül geldi demek isterim.
Güzel sözleri size yüksek sesle söyleyesim var.
"Ümitsiz olma.
Sükürsüz olma.
Sabirsiz olma.
Mevla`yi bilen ümidi bilmeli.
O´nu bilen sükretmeli."
Bunun gibi.
Risale-i Nur