29 Eylül 2010 Çarşamba

Kayyum

İşte Eylül ve yüreklerde yarattığı derin sancılar ve acılar....
Ayrılıklar, özlemler, hüzünler ve yaprak dökümü.
Gerçek sahibini kaybetmiş, kendini idare edemeyecek duruma gelen kalplere de,
acaba devlet bir Kayyum atayabilir mi?

Bir yaprak gibi savrulan yüreklere, nerede olduğunu bilmeyen,
algısını yitirmiş insanların her birine bir Kayyum gerekmez mi?

Devlet bu konuya da el atmalı ve her yüreğe bir kayyum atamalı.
Hatta bununla ilgili meclise bir teklifte bulunulmalı, bunu devlet gündemine almalı, bununla alakalı bakanlık açılmalı. Harıl harıl çalışmalı insanlar, düşünmeli, çare aramalı, çözüm bulmalı. Adı ise şu olmalı: “Kayyuma Devredilen Aşklar Bakanlığı”
Ömer Terzi

Icim.Ay.Misir

Ve dörtte üçü su olduğundan mı vücudumuz okyanuslar gibi, Ay’ın cazibesinin etkisindedir?
Bu yüzden mi içimiz gel git halindedir?
Nazan Bekiroglu

28 Eylül 2010 Salı

26 Eylül 2010 Pazar

Disaridakiler



Sırf başlayıp bitirebildiğim bir hikayem olsun diye.
Bıktım ardımda yarım kalmış hikayeler taşımaktan.
Çünkü bizzat ben, yarım kalmış bir niyetim.
Anlamlarını bilmeden sevdiğimiz şarkılar var ya.
İşte biz böyleyiz.
Sesin kıvrılıp büküldüğü yerde ıslanıyor gözlerimiz.
Hayat, sahip olduklarımızın dışında kalanlarmış meğer...
Yeditepe Istanbul-Yusuf

22 Eylül 2010 Çarşamba

Yesil Kapi



Bu dünya bir kuyu, havasız çömlek,
Daralıyorum!
Kelime, manayı boğan bir gömlek,
Paralıyorum!
Allah ismi varken lûgat ne demek,
Karalıyorum!
Kapımı, buyursun diye o Melek,
Aralıyorum!
Necip Fazıl Kısakürek